Cumhuriyetin 103. Yılında Kendimizle Yüzleşmek

Cumhuriyetin 103. Yılında Kendimizle Yüzleşmek

Cumhuriyet, her şeyden önce “kul” olmaktan çıkarılıp “yurttaş” haline getirilen bireyin zihinsel dünyasında gerçekleşen bir değişim, dönüşümdür.

Mustafa Kemal Atatürk’ün o bilinen sözünü hatırla(t)makta fayda var:

“Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini emin ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.”

Burada altı çizilmesi gereken husus, meselenin yalnızca bir rejim değişikliği ya da biçimsel bir anayasal düzenleme olmamasıdır. 

Cumhuriyet, her şeyden önce “kul” olmaktan çıkarılıp “yurttaş” haline getirilen bireyin zihinsel dünyasında gerçekleşen bir dönüşümdür. 

Başkasının lütfuna veya inayetine muhtaç olmayan, kendi kararlarını akıl süzgecinden geçiren özgür bir kimlik inşasıdır.

Tarihsel sürece baktığımızda, saltanattan millet egemenliğine geçiş adımı; devleti ve toplumsal yapıyı akılcı, bilimsel ve seküler esaslar üzerine oturtma iradesinin bir sonucudur. 

Hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği ve bilimin rehberliği gibi modern normlar, tam da bu zihinsel emniyeti sağlama amacına hizmet eder. 

Cumhuriyet, bu yönüyle kurumların veya isimlerin yer değiştirmesinden ibaret değildir; toplumsal aklın kurumsallaşmasıdır.

Bugün karşı karşıya kaldığımız ahlaki, kurumsal ve ekonomik tıkanıklıkları değerlendirirken şu soruyu sormak zorundayız: Ekranlara ve gündelik hayata yansıyan bu yozlaşma, Cumhuriyet’in vaad ettiği o akılcı, liyakate dayalı ve ahlaki zeminden ne kadar uzaklaştığımızın bir göstergesi değil midir?

Cumhuriyet, şahısların keyfiliğine karşı hukukun; ayrıcalıklı zümrelerin imtiyazlarına karşı kamu yararının güvencesidir. 

Atatürk’ün işaret ettiği "fikirlerde ve ruhlarda yaratılan güvenlik", kamusal kaynağa yetim hakkı gözüyle bakmayı, liyakat ilkesine sadık kalmayı ve kurumsal özerkliği korumayı gerektirir.

Cumhuriyet’in 103. yılında ihtiyacımız olan şey, retorikle sınırlandırılmış hamasi bir tarih anlatısı değil; akıl, bilim, hukuk ve milli egemenlik ekseninde bu temel özü yeniden kavramaktır. 

Nitekim toplumsal geleceğimizin teminatı, tebaa veya kul olmakta değil; fikri hür, vicdanı hür yurttaşlar olarak var olabilmektedir.

Bayramınız Kutlu Olsun!..

Etiketler: Cumhuriyet’in 103. yılı Cumhuriyet Mustafa Kemal Atatürk

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.